|
Dr. Neslihan
İskit, üç yıldır kalp yogası üzerine çalışıyor, kalp ameliyatı
geçirenlerin yaşama dönmeleri için bir program yürütüyor. İskit şimdi de
kalp hastaları, çocuklar ve hamileler için yoga DVD'leri hazırladı.
Öğrendiklerini paylaşma isteğinden doğdu
İş yaşamındaki stres yükünden kurtulmak için katıldığı yoga dersinin
ardından, kendisini o kadar gevşemiş hissetti ki, dersin sonunda ilk
aklına düşen şey, 'Acaba bunu herkesle nasıl paylaşabilirim?' oldu.
Memorial Hastanesi tamamlayıcı tıp yoga uzmanı Dr. Neslihan İskit, üç
yıldır kalp yogası üzerine çalışıyor, kalp ameliyatı geçirmiş hastaların
tekrar sağlıklı bir şekilde yaşamına devam etmesi için hazırlanmış bir
program yürütüyor. Kalp, çocuk ve hamile yogası üzerine birer DVD
hazırlayan Dr. İskit, yoganın üç durumda da yaşanılan dönemin ya da
hastalığın verdiği gerginlikle mücadelede birebir olduğu görüşünde.
Prof. Bingür Sönmez'in önerisi
"Stres günümüzün en önemli sorunlarından biri. Bilimsel araştırmalarda
birçok kalp hastalığının tek sebebinin stres olduğu görülüyor. Hamilelikte
stresse başlı başına bir sorun. Çünkü kadın hem hormonal, hem de fiziksel
açıdan çok büyük değişime uğruyor.
Çocuklar zaten okullardaki yarış, imtihanlar, akranlarıyla karşılaştırılma
nedeniyle sürekli stres altında. Bunu yok edecek bir ilaç da yok. Yoga
stresle başa çıkmak için uygulanabilecek tekniklerden biri" diyen Dr.
İskit, kalp yogası uygulamalarına, Memorial Hastanesi Kalp ve Damar
Sağlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez'in ameliyat ettiği
hastalarla çalışarak başlamış:
Sonuçlar olumlu
"Prof. Sönmez, 'Ben hastalarımın çok önemli damarlarını, kapaklarını
değiştiriyorum. Onları sağlıklarına kavuşturuyorum ama hastalar
ameliyattan sonra depresif bir döneme giriyor. Bir türlü onları bu
dönemden çıkarıp yeniden yaşama kazandıramıyorum' dedi. Birlikte hastaları
ameliyat sonrası nasıl destekleyebiliriz diye yola çıktık. Aldığımız
sonuçlar o kadar hoş olmaya başladı ki, bunun üzerine hastaneye gelemeyen
hastalar için önce bir kitap, sonra da bir kalp yogası DVD'si yaptık."
Dr. İskit, yapılan araştırmaların üç ay süreyle, haftada iki kez kalp
yogası yapmış sağlıklı insanların damarlarında yüzde 17, kalp hastasının
damarındaysa yüzde 70 oranında iyileşme olduğunu gösterdiğini söylüyor.
Kalp ameliyatının üstünden bir ay geçmiş, iyileşme sürecindeki hastalar,
kalp hastalığı tanısı konulmuş ama henüz ameliyat olmamış, stent
takılmamışlar ve tamamen sağlıklı ama kalp hastası olma riski taşıyanlar
bu programı uygulayabiliyor.
Haftada
iki akşam ücretsiz seans
Dr. İskit, normal yoga programlarında uygulanan ve kalp atışını
hızlandıran bazı hareketlerin, kalp yogasında kullanılmadığını anlatıyor:
"Kalp yogasında hareketler önemli ama en önemlisi derin gevşeme tekniği.
Stresin büyük bölümünün atılması bu tekniğe bağlı. Bilimsel olarak, altı
saatlik kaliteli uykuyla, beden stresimizin yüzde 3'ünü atabiliyoruz. 45
dakikalık yoga, nefes ve derin gevşeme çalışmasıyla yüzde 27'sinden
kurtulabiliyoruz.
Kitap da, DVD de bize ulaşmalarına gerek olmadan, hastaların
kullanabileceği şekilde hazırlandı. Yapmalarında hiç sakınca olmayan
hareketler. Ama yolları düşerse, salı ve cuma akşamları, saat 19.00'da
Memorial Hastanesi'nde herkese açık ve ücretsiz kalp yogası yapıyoruz."
Dr. İskit'ten çocukların da üç yaşından itibaren yoga yapabileceğini
öğreniyoruz. Çocuk yogasında çoğunlukla doğadaki hayvanların, kayık, tren
gibi araçların taklidi yapılıyor. Dr. İskit, çocukların yoga aracılığıyla
doğaya sevgilerinin arttığını, rekabet duygusundan uzaklaşıp yardımlaşmayı
öğrendiklerini anlatıyor: "Yaş grubuna göre bir hikâye ya da bir masal
var. Çocuklardan, 'Kardeşim gözüme daha dayanılabilir geldi, artık ona
eskisi kadar sinirlenmiyorum, okulda sevmediğim dersleri de dinliyorum'
gibi hoş dönüşler oluyor."
Anne adayı da, bebek de huzurlu
Dr. Neslihan İskit, yoganın, hamileliğin kadına yaşattığı fiziksel ve
ruhsal değişikliklerle başa çıkmak için de kullanılabilecek önemli bir
yöntem olduğuna dikkat çekiyor: "Gebelik zor bir süreç. Omurganın
yapısının değişmesi, bel ağrıları, ilk üç ayda görülen mide bulantıları...
Tüm bunların içinde yoga, hamile kadına sakin, huzurlu, bebeğiyle baş başa
kalabileceği bir vakit yaratıyor. Bu bebeğe de olumlu yansıyor. Normal
doğumu çok kolay yapıyor, sezaryen yapacaksa gebeliğin iyi geçmesini
sağlıyor."
Hamilelik yogası, kadının hamile kaldığı ilk günden başlanarak doğum
yapacağı güne kadar yapabileceği nitelikte hazırlanmış. Fakat Dr. İskit,
yine de kadınların doktorunun uygun gördüğü vakitte başlayıp bitirmesini
öneriyor. Hamilelik yogası ilk üç ay, ikinci üç ay ve son üç ay şeklinde
hazırlanmış bir programa sahip. Dr. İskit, anne adaylarının yogaya doğum
sonrasında da devam etmelerinin faydalı olduğunu söylüyor: "Anneler
bebeğin yoga yaparken çok rahatladığını hissettiklerini anlatıyor.
Hamilelikte yogaya başlamanın bir avantajı daha var. Hamilelik eklem
açısından çok rahatladığımız bir dönem. Dolayısıyla çok rahat yoga
yapılıyor. Doğum sonrasında da kadının yeniden güçlenmesi, iç organlarının
kendini toplaması, hormonal dengesizliklerin düzelmesi lazım. Bunun için
de yogayı öneriyoruz. Bir de bebekle yapılan bir yoga var ki o da son
derece faydalı."
E-KOLAY NET/SAĞLIK |