|
Anoreksiya, hasta
üzerindeki etkileri ne olursa olsun ruhsal bozukluktan kaynaklanan yemek
yeme korkusu ve buna bağlı gelişen bir hastalıktır. Çok ciddi sorunlara
yol açan ve bazen ölümle sonuçlanabilen anoreksiya, klasik tıbbi tedavinin
yanında doğal tıptan yararlanılarak nasıl alt edilir? Bu yazıda bu sorunun
yanıtlarını bulacaksınız.
Ergenlik yaşlarında yapılan perhiz veya hastalık ya da stres kaynaklı ani
kilo kaybının 'zayıflama hastalığı' diye bilinen bu durumu tetiklediği
düşünülmektedir. Buna tutulan kişiler, sorunlarına bir çözüm olarak
addettikleri için, zayıf olmaya bağımlı duruma gelirler. Bu sorunlar
genelde ev ve okulda duyulan baskı, kendine karşı bir güvensizlik duygusu,
kendine saygı duymama ve büyümenin getirdiği travmalardır.
Özellikle ergenlik çağındaki kızlar, adet görmeye başlayıp kadınsı bir
şekil almaya başladıkları zaman, vücutları üzerindeki kontrollerini
kaybettiklerini düşünebilirler. Aç kalarak, zamanı geri çevirmeye ve
kontrolü yeniden ele almaya çalışırlar. Vücut ergenlik öncesi şekline
döner, adetler kesilir ve erimiş küçülmüş bedenlerinin başkalarında
yarattığı ilgi ve endişe, kendilerini özel hissetmelerini sağlar.
Bazı doktorlar ve uzmanlar, anoreksiya ile medyanın öne çıkarttığı ince,
zayıf vücudu sağlık, mutluluk ve başarı ile bağdaştırma kavramları
arasında bir bağlantı kurmaktalar. Yirmi yaşlarındaki kadınlar, hatta,
özellikle genç ve hırslı olan erkekler bile bu hastalıktan
etkilenebilmektedir.
Hasta üzerindeki etkiler ne olursa olsun anoreksiya, altında bir ruhsal
bozukluk yatan, yemek yeme korkusudur. Anoreksiya hastalarının iştahı
vardır ama açlıklarını gözardı ederler. Bazen aşırı yiyip arkasından zorla
kusarak, laksatifler alarak, oruç tutarak veya aşırı egzersiz yaparak
telafi ederler. Hastaların genellikle yemekle ilgili takıntıları oluşu,
yemek pişirme ve yemek tarifleri okuma ihtiyaçları oluşu da ilginçtir.
Hastalığın yan etkileri
Hastalık ilerledikçe birçok ciddi yan etki ortaya çıkmaya başlar, ancak
hasta zayıf kalma uğruna bunlara katlanır. Yan etkilerden bazıları
depresyon, endişe, uykusuzluk, kansızlık, kısırlık, cinsel dürtünün yok
olması, düzgün düşünememe, kabızlık, terleme, nabzın yavaşlaması, düşük
tansiyon, vücut ısısının azalması, saç, tırnak ve cilt dokusu ve renginde
değişmeler ile vücutta aşırı tüylenme olarak sıralanabilir.
Sonunda kronikleşen bu hastalık tedavi edilemezse, hasta yetersiz
beslenme, hipotermiya (vücut ısısının düşmesi) veya su kaybından ölebilir.
Aşırı kilo kaybı, kendini olduğundan şişman gören hasta haricinde herkesce
gözlemlenebildiğinden, ailenin hastaya yemek yemesi için baskı yapması
durumu zorlaştırabilir. Mutlaka bir doktora danışılmalıdır. Doktor, aile
tarafından sorunun tam olarak anlaşılmasının şart olduğunu özellikle
vurgulayacaktır.
Uzmanların Önerileri
Evde tedavi önerilmez. Tedavinin başlangıç aşamalarında hastaneye yatmak
gerektiği üzerinde tüm uzmanlar hemfikirdir. Anoreksiya hastalığı
tamamlayıcı olan tıp yöntemleriyle tedavi edilemez. Tüm tamamlayıcı doğal
sağlık yöntemleri, ortodoks tıbbın yanı sıra kullanılmalıdır.
AKUPUNKTUR
Bu yöntemle stresin azaltılacağı, vücudun enerji dengesi sağlanarak
sağlığa kavuşulacağı düşünülür.
SANATLA TERAPİ
Bu tedavi, hastaya içindeki bastırılmış duyguları ortaya çıkarması için
bir araç olur. Yaratılan eserlerin üzerinde konuşmak, gerek hastaya
gerekse terapiste duygusal durumlar ve kaydedilen gelişme hakkında
ipuçları verir. Örneğin, baştan hasta terapistin hoşuna gitmesi için
'şirin' resimler yapabilir. Ancak sonraları içsel karmaşısını yansıtan
resimler yapmaya başlayabilir.
DANS TERAPİSİ
Bastırılmış duygular için faydalı bir çıkış noktası olabilir. Özellikle
içine kapanık ergenlik çağındaki ruhsal sorunları olan insanlar üzerinde
faydalı olduğu görülmüştür. Bu kişilere bir hedef ve kimlik kazandırmakta
yararlı olmaktadır.
HİPNOZLA TEDAVİ
Uzman önce hastayla konuşarak aralarında bir iletişim kurmaya
çalışacaktır. Bu sayede hipnozla yapılan tutum değiştirme telkinlerine
açık olması hedeflenir. Ayrıca hipnoz sonrası telkinlerde de bulunulur ve
yemekten iğrenme yerine yemeğe karşı olumlu bir yaklaşım göstermesi
amaçlanır. Ayrıca hastanın bir 'ideal' kilo tutturması için yardımcı
olunur.
NATUROPATİ
Vitaminler, mineraller ve özellikle yüksek dozda çinko içeren besin
takviyeleri önerilir. Amaç vücudu güçlendirip iştahı normale
döndürebilmektir. Zamanla doğal besin ağırlıklı, özellikle bol miktarda
taze sıkılmış meyve ve sebze suyu içeren bir diyet katılır.
BACH TEDAVİLERİ
Hastanın yemeği reddetmesi ilgi ihtiyacından kaynaklanıyorsa, süpürgeotu
önerilir. Yemeği (sevgiyi) kabul etmede duygusal yeteneksizlik varsa,
kayın ağacı uygun görülür. Hasta çökmüşse, yaban gülü önerilir. Ergenlik
çağındakilere ceviz ve yulaf verilebilir. |